Efem, pek çok şeyden muzdaribim ben. Bugün bunlardan bahsedeceğim kısaca.
Toplu taşıma araçlarına binen bazı "SIĞIRLAR" var, böyle bastonu kolisi çantasıyla her yeri işgal ederler. Onlara ifrit olurum ben arkadaş ya. Hayır, madem o kadar yayılacaksın, kapladığın kişi sayısı kadar bilet al, insan ol insan!
Sonra, kuyruklarda kokar nefesini ensemde, elindeki evrağı ise çatalımda hissettiren bazı manyaklar var. Kişisel alan denen kavramdan haberiniz var mı? Kuyruklarda asansörlerde toplu taşıma araçlarında ister istemez bu alan daralıyor zaten, temas neden? S*kicen mi ayaküstü amk?
İki kişilik koltuğun tek tarafında oturuyorumdur, namus abidesi bağyanın teki biner araca. Yanıma oturmak istemez erkek olduğum için. Dönüp "Ahahahayt korkma bebeyims benimki foseptiğe kalkmıyo" desem anlamıcak. E yerimden de olmak istemiyorum, zira ne yaşlı, ne hamile, ne de sakat; dipçik gibi karşımda dikiliyo. Başkalarının ezici bakışlarına rağmen başımı dik tutup cool pozlarıma bürünüyorum bi anda. Napıyım? Aynı bilete ben de para ödedim, ve ondan önce bindim o araca. Kiböptmbye böbeyim.
Ayrıca, seni yerim falan diye korkup yanıma oturmuyosun ya, ben bunu senin beni yemekten korkman şeklinde algılıyorum bi yandan. Çok lezzetliyim evet, yanıma oturma ki tadımı koruyayım. Kıps.
Bazı insanlar vardır dünyada. Sağ gösterip sol vurur onlar. Kandırıkçılık oynayıp istediklerine ulaşırlar büyük kolaylıkla. Bunu yaparken türlü taklalar atıp envai çeşit yalan söylerler.
Dertliyim, a dostlar! Şuncacık yaşımda kurudum kaldım buralarda. Yok, yalnızlık değil derdim, yolda belde gördüğüm hoşuma giden adamları 2 saniye içinde gözümle soyup halvet oluyorum, hepsi bu :) Bahar fena geldi bu sene, biliyorum bunu.
Bi ara Cumhuriyet gazetesinin Pazar ekinde şöyle bi başlık okumuştum:
"Karadeniz'in etkileyici seslerinden biri: Ayşenur KOLİVAR"
Gel de gülme.
Beberikler, öperim!
Kutuplardan sevgiler.