katarzyna nosowska etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
katarzyna nosowska etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ocak 12, 2012

biznısmen

İmaj: gugıl

Makro by Katarzyna Nosowska on Grooveshark

Sabah 9:20 gibi evden çıkıp 9:30 otobüsüyle yola çıktım. 10:45 gibi ordaydım. Stresimi yenmek için bi sigara içip falanfilan beyi aradım; "Ben geldim, dıdıdının önündeyim." diye. Bi 10 dakika sonra geldi, beni aldı. Sanayinin içinden geçip şehir dışı sayılabilecek bi yere gittik. Gayet amatör bi atölye var, minicik bi yönetim binası falan. Patronun satış sorumlusuyla paylaştığı odaya girdik. Adamlar dün evire çevire incelemiş olmalarına rağmen usuldür deyip CVmi çıkardım verdim, "Yeterince baktık gördük dün zaten hehe." deyip kibarca kenara bıraktı patroneyşın. Patron dediysem, 30lu yaşların başında, gayet kargo pantolonu, Buff'ı, pofuduk kar yeleği olan bi adam. Ayağında trekking ayakkabıları falan var böyle. Bi an için "Lan olm Günlük, bu nasıl ciddiyetsiz bi patron? Bu adamlar ne iş yapıyolar burda be?" dedim kendi kendime. Çok şeyden konuştuk. İşletmenin ne durumda olduğundan girdik, bugünkü sürece nasıl geldiğiyle, bundan sonraki süreçte ihtiyaç duyduklarının ne olduğuyla ve benim orda bulunma sebebimle devam ettik. Rolüm büyük gibi gözüküyor. Hayır bu kadar kritik bi projeyi benim gibi deneyimsiz birinin ellerine teslim etmeleri de ilginç. Sanırım beraber öğrenicez işi, düşe kalka. Kurumsal işletmelerin planlı programlı biçimde 6 ay içinde implemente ettikleri ortamı biz 2 yılda yaratabilirsek ne mutlu bize.

Sonra baba patron geldi, haliyle bi irkildim hafiften. 60ına merdiven dayamış, geleneksel anlayışa sahip bi baba (Oğlundan bi kaç tüyo almıştım hehe). "Kimsin, nesin, necisin, napıyosun?"la başladı baba patron. Sonra sandviç tekniğini kullanarak benim için düşündüğü aylık ücreti belirtti. Tahminlerimde yanılmadığımı görmemle beraber "gaddemit" ifadesi belirmiş olmalı yüzümde ki baba çıktıktan sonra oğlu "Bak Günlük, yeni bi hayat kurcaksın sen burda. Bu yüzden ben babamın söylediği 900 Liralık maaşı sana uygun görmüyorum, daha fazla verebilmemiz lazım sana. Bunu düşünüp akşam içinde arıcam seni ben." dedi. Sohbete devam ettik sonra.

Hiç de öyle iş görüşmesi gibi değildi ya. Oğul patronla oturduk sohbet ettik resmen. Gerçi çenebaz biri, o konuştu ağırlıklı olarak. Ama yine de güzeldi. Üçbuçuk saat orda kaldıktan sonra beni aldıkları yere bıraktılar ana caddede. Otobüsüme binip ailemin yanına döndüm. Ha tabi markete uğrayıp kutlama için bi kaç malzeme aldım. Ortaya şu sonuç çıktı:

Selebreyşın keykim :)

Akşam evde oturuyorum. Pastayı yapmak için hazırlığa başladım falan mutfakta. Telefonum bangır bangır çalıyo. Kezbanmış arayan. Pastama döndüm. Saat kaçtı hatırlamıyorum, patron aradı "Babam 900 bilsin ama biz onu 1100 yapalım hehe hayırlı olsun hadi" diyerek. Uçtum tabi. Zira ödeyeceğim kira 300-400 Lira gibi bi meblağ olacak. Hadi ısınmasıydı faturalarıydı aidatıydı derken 600 olsun. Kalan 500 ile de gül gibi geçinip gidebilirim o semtte. Hem gündüz satış sorumlusunu örnek verdiler maaş mevzusunu konuşurken. Adam 400 Lira ile başlamış 2005 yılında. İki ay sonra performansını görünce 600'e çıkarmışlar. Bi altı ay kadar sonra da 800 Lira olmuş maaşı. Bunu duyunca 900 Lira'ya fit olmuştum zaten. Ama 1100 Lira da oldukça tatmin edici şu aşamada, koşullar bu kadar açık ve netken.

Öyle yani sevgili izleğim. Pazartesi işe başlıyorum. Günlük net 10,5 saat çalışçam. Ama haftasonlarım bana ait tamamen. İlk yılın sonuna doğru evimdeki eksiklikleri tamamlayıp araba almayı planlıyorum, ufak çaplı bi şey. 1.2 dizel motorlu, fazla vergi ve yakıt yükü bindirmicek bi şey. Ayağımı yerden kessin babında. Hyundai Accent'in 2007-2008 modelleri nasıl sence?