Hani dibimizin düştüğü tonla insan sayabiliyoruz ya, özellikle cinsel deneyim yaşamadan geçen uzun sürenin sonunda bu daha da belirgin oluyo ya hani, hani tavırlarıyla hoşumuza giden bi kısım insan güruhu var ya, işte süreci kolaylaştırmanın yolunu buldum ben! İcat ettim bunu, yaptım evet! Sonunda!
Şindi efendime söyliyim, bu yerlere göklere sığdıramadığımız A kişisi de sıçıyo aslında. Dikkat buyrunuz, kaka yapmıyor, çatır çatır sıçıyor. Bi sıçtı mı yarım saat kokusu geçmiyor. Böyle ekşi, böyle kesif, böyle "neyidinsenböyle" kokusu.
Her ucuna kadar geldiğinde zart zart salıyor bu insan çevresine bakınıp kimsenin olmadığını farkettiği bi anda. Gece uyurken de çok yapıyo mesela. İnsanların arasındaysa bunu sessizce halledip rahatlamanın yolunu gözlüyor, ancak sessiz yapabilince daha beter koktuğu da bi gerçek olduğundan pırtlama sonrası ivedilikle yer değiştiriyor. Yapıyor bunu.
Aslında uğruna neleri feda ettiğimiz insanların içi bok püsür dolu lan! Burdan koyveriyo, 20 km sonra açık havayla buluşuyo, o kadar da tesirini koruyo.
Off the concept olsa da hala about the topic, o gözümüzde büyüttüğümüz insanlar da çoğunlukla bizimki kadar basit ve kısır bi hayat yaşıyo. Onun da evinde tuvalet kağıdı bitiyo da peçete neyim kullanabiliyo acil durumlarda. O da küçükken altına şarıl şarıl işedi. Hatta, o da kendini tatmin ediyo çığlıklar içinde. Sümüğü geldiğinde yeşil yeşil sümkürüyo mendile lavaboya falan.
Bunların farkına vardıktan sonra, söyleyin bana, kimi nasıl seveyim ben?
Hepiniz sıçıyosunuz amk! :-(