Neyin kafasını yaşadığımı hala sorguluyorum, ama herhangi bi cevap bulamıyorum. Hormonlarımın esiri gibiyim, s*kimin dikine gidiyorum her fırsatta.
Bi süredir yazıştığımız elemanla geçtiğimiz hafta sonu yüzyüze gelmeye karar verdik. Geldik de. Bence gayet iyi gibiydi en başta. Bi kaç saat sonra arkadaşlarımla tanıştırdım. İlk başta gerisin geri kaçar gibiydi mood olarak. Sonradan bu bi açıldı, kabak çiçeği gibi, ow şeth! Travesti ağızları mı istersin, yoksa yüksek sesle konuşmalar ve şarkı söylemeler mi? Neyse alkoldür dedim geçtim. Gece bi kaç bi şey oldu tabi falan (neyse), ertesi öğlen uyanıp hazırlandık, evden çıktık. Kahvaltı etmeye indik aşağı. Ben mekana bakıyorum, o ise yolu görüyo. Görmek ne kelime? Geleni geçeni kesti durdu, benim yanımda, bi yandan benim için ölüp bittiğini belirten ifadeler takınırken. Biri perhiz mi dedi? Lahana turşusu mu?
Her neyse. Cumartesi gündüz trendeyim, İzmir'e geliyorum. Çaprazımda benim yaşlarımda bi eleman gözleri dikmiş bana bakıyo. Kıllandırmak için olduğum yerden kalkıp yanına oturdum. Canına minnetmiş oğlanın meğer. Bi şey böyle gözüme gözüme batıyo ama. Arkadaş malı kaldırmış, kasıp kasıp salıyo. Sola doğru da yatırmış bi de. Gözüme takıldı bi kere, ayırır mıyım gözlerimi? Asla. Eleman tam da pipisinin üst tarafına koyduğu çukubarı uzattı bana ister misin babında, teşekkür edip geri çevirdim. Ama bakmaya devam ettim. Bi ara baktım okşamaya başladı bu. O da yetmedi, sıvazlıyo ediyo karşımda. İçim gidiyo tabi (Evet, görsel olarak ziyadesiyle tatmin ediciydi.). Sonra eleman iyice zıvanadan çıkıp düğmelerinden ikisini açtı, iç çamaşırının da düğmelerini açtı, saldı ortalığa. Allah Allah! O ne arkadaş ya? Hele ki, benim gibi libidosu donunu tumanını aşmış bi adama yapılır mı bu? Yapılmamalıydı!
Trenden inince telefonunu istedim oğlanın. Yok dedi. Nasıl ya dedim. İstemiyorum ben dedi. "Ulan o zaman ne karşımda sıvazladın durdun 1,5 saat boyunca, niye çıkardın saldın ortalığa? Manyak mısın sen?" dedim. "Şakaydı, ehe." dedi kaçtı gitti. Bakakaldım böyle mal gibi. Ne olup bittiğini anlamaya çalıştım. Şanslı masa gibi şanslı koltuk falan mıydı lan yoksa o? Oha! Noluyo arkadaş?
İlişki falan istemiyorum ben, karar verdim buna sonunda. Bi 30 yaşıma kadar kandili söndürdüğüm yerin bi önemi olmayacak benim için. Önemsediğimi farkettiğim anca kaçıcam. İstemiyorum kimseyi. "Sevgili = dert yükü" olmuş benim için meğer.
İlk ağızdan çok güzel gerçekler öğrendim yine geçtiğimiz hafta sonu. Hani şu ben askerdeyken aramayan, sormayan, aradığımda telefona çıkmayan bi sevgilim vardı ya. Bodrum'da beni boynuzlamış. Galiba defalarca yapmış bunu. Kendi ne yeminler edip "Yok öyle bi şey, valla yapmadım." diyodu. Ama hiçbi zaman inanamamıştım ona. Boşuna değilmiş. İnsan hissediyo, harbiden.
Öyle işte. Sikerler!
Öpürcek.