Pazar, Ocak 22, 2012

vitrineyşın iklimeyşın

Right You Are by Trespassers William on Grooveshark

Maskülen tavırlarım (ki böyle olması bilincimin bi hayli dışında, ben ki kendimi 'küt' görürüm, odunumdur kendimce), yüz hatlarım, muhabbetim çok çekici geliyor insanlara. Güya ben kafaymışım çok. Kafayım madem, neden hala yalnızım? Kafam girsin amk!

Yok, hani biri olsun diye yana yakıla aranıyor değilim. Ama gece yatağa uzanınca o yokluğu hissetmek var ya, o çok beter ve can yakıcı bi şey. Ya ilk baş gösterdiğinde uykuyu kullanarak onu tokatlayıp bayıltacaksın ve o ayılmadan sen uykuya dalacaksın, ya da kontrolü onun eline bırakıp sabaha kadar uykusuz kalacaksın, zaman zaman hıçkırarak.

Sabahları erkenden uyanmak işkence gibi geliyor artık. İşe giderken küfrederek uyanıyorum "Sabah 8de işbaşı yapıp akşam 6:30da paydos ne demektir yahu?" diye.

Ofiste son derece verimsiz hissediyorum ben kendimi. Yaptığım hiçbi şey yok çünkü. Patron boyumla bir dosya yığınını bıraktı masama "Al, incele bu katalogları, neler yaptığımızı gör bi." diye. Ama hani her bi tip ürünün farklı ölçüleri falan işin içine girince "Yok abi ben yapamıcam galiba." psikolojisine bürünüyorum. Gözüm bi hayli korkuyor yani. Çünkü çok geniş kapsamlı ürün portföyümüz var. Stok tutmamamızın yegane sebebi de bu. Hep sipariş üzerine üretim yapıyoruz, buna bağlı olarak da sipariş üzerine tedarikçilerle bağlantı kuruyoruz "Şu güne şu malzemeden şu kadar lazım." diye.

Koordinasyon ve iletişim eksiği en bariz nokta gördüğüm kadarıyla. Bu yoksunluktan dolayı işler aksayabiliyor sıklıkla. Sorumluluklar net çizgilerle belirlenmediği için herkes hemen her işi yapıyor fabrikada ve ofiste. Standartları oluşturmak bi şey değil de, herkesi buna dahil edip sürekliliğini sağlamak kısmı nasıl olacak, çok merak ediyorum.

O kadar ISO belgeleri alınmış, hem yönetim için, hem çevre için, hem iş güvenliği için. Ama içerikteki standartlar birebir uygulanmıyor. Workstation diye bi şey yok mesela, herhangi bi iş herhangi bi yerde yapılıyor. O forklift ne için alındı o zaman abicim? Sen kur tezgahını, forkliftle taşı malzemeni tezgahına, uğraş didin çalış üstünde, senden sonraki istasyon forkliftle gelip alsın senden malzemeyi, sen de sonrakine devam et geç. Ha bi de parçaları monte ederken sırasını iyi belirle, sonra kaynak yaparken kaynak gözlüğünü kullanamıyosun eciş bücüş yerlerden aleti sokup kaynak yapmak zorunda kaldığın için. Yazık o gözlerine!!!

Kayıt altına alınması gereken çok fazla şey var. Onu sağlasam zaten koordine edebilcem bazı süreçleri ve insanları.

Allam napıcam ben?

Bunun haricinde, romeo profilimle gündeme oturdum yine. İlk paragrafta bahsettiğim olay işte. Taliplerim pek çok maşallah. Yüzümü görüp "Ay ay ay aşık oluyorum"cular, göbeğime rağmen boy fotoğraflarımı seksi bulup ilk cümleleri "Sevişelim." olan salçacılar, MSNimi öğrenmek için g*tünü yırtıp sonra "cool" görünmek adına burnundan kıl aldırmayanlar... Çeşit çeşit. Ha evet, bazılarını görüyorum, "Oha taş gibi lan!" diyorum. Ama sonra "Bunla buluşsak bile bakmaz ki bu bana. Anca kahvemizi içer kardeş kardeş dağılırız evlerimize." diyorum.

Tek bi isim var hala, asitle kazıya kazıya yazıldı o isim bana. Tıpkı hayatıma perçinlenen diğer insanlar gibi onun adı da silinmeyecek.

Bi de keşke henüz maaş almamışken bu kadar harcama yapmasaydım. İlk maaşımı kredi kartına yatırarak değil, nakit harcama hayalim vardı çünkü benim. :(

PS: Bundan 4,5 yıl önce zamanın gözde eşcinsel forumlarından rainbowtr'da tanıştığım bi arkadaşım vardı. Zaman içinde unutmuşuz birbirimizi konuşmaya konuşmaya, bugün tekrar yazışmaya başladık. Geçen zaman içinde neler olup bittiğinden bahsettik kısaca. Böyle. :)

6 yorum:

Kaldırım dedi ki...

Çalıştığın yerden memnun değilsen yeni iş aramaya başlamalısın bence. O zamana kadar da şimdiki işinde yalnızca gelir için durabilirsin. Kendini oraya ait hissetmiyorsan siktir edebilmelisin bence.

Günlük Ayracı dedi ki...

@Kaldırım: Yanlış yansıttım sanırım, benim görevim bu aksaklıkları bulup ortadan kaldırmak ve süreci en iyi şekilde tasarlayıp yönetmek :) İşe geçen hafta başladığım için böyle hissediyorum sanırım, alışma süreci böyle geçecek galiba.

BiGay dedi ki...

bencede işi bırakmak ne kelime, sadece yapılacak işler çok deyip kolları sıvamak gerekiyor. bu tür aksaklıkları ortadan kaldırıp, ideale yakın bir çalışma ortamı ve sağlıklı bir iletişim sanırım çok avantajlı günler getirir..

Bu durum iyi çalıştığının göstergesi :) bu arada romeodaki profilini de merak ettim.. neymişsin bakim sen öyle :P

Günlük Ayracı dedi ki...

@BiGay: Hehe aman matah biri değilim yahu, profilim düzenli olarak açık durmadığı için her seferinde bi başkasının ilgisini çekiyo, bence olay bundan ibaret :)
Bence henüz çalışmıyorum, çünkü herkes bu aksaklıkların farkında. İşletme içindeki varoluş sebebim bunları ortadan kaldırıp kurumsal imajı yaratmak. Bu yüzden şu anda ben çalışmıyorum bence. Somut çözümler üretebildiğim zaman çalışmaya başlamış olucam, ki zaman alacak, her şey gibi, if you know what i mean :)

Chal Chene dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Günlük Ayracı dedi ki...

Chal Chene: Her zaman bekleriz :)